İşte son duraktayız . İlmin bittiği yere geldik . Ne kadar çok kitap okursan oku , ne kadar çok yazarsan yaz ve ne kadar çoksa lisan dilinde tek bildiğin kadere ne yazıldığını asla okuyamayacağın olacaktır .
Belki bir haritadan bulmaya çalışırsın onu . Belki de kala kalırsın hissettiğin anda . Kadersiz değilsindir asla . Bulmak istersen rüzgar kaybettirmez sana yolu , sen savrulmazsın aslında . Çarparken yüreğin başka bedenlerin ruhuna , kader gözyaşlarını akıtır , umutlar teknelere dönüşür , aşklar adalara . . .
Belki milim milim yaklaşırsın kadere belki de kuşlar kadar naif . . .
Bazen pusuladır sözler . Anlamazsan eğer sadece dinle . Kaderi dinle . Kader , zannetme ki sen başla tuşuna basınca söyler sırrını . Belki toprak kuma dönüşürken, kadere dair tek duyacağın sana yol çizilirken çıkan sestir . İşte bütün bir yolu ruhuna üflenen o sesle tamamlarsın . O cırtlak sesli şarkılar gibi yarım kalmaz . Hiçbir makamı yoktur diğerlerinden farklı yürüyeceğin . Gözlerini kapatırsan huzuru , kulaklarını kapatırsan çığlığı duyarsın . Çığlık esip geçtiğin dağdan yüreğine işler . Artık nasıl nakşedersen , kaderdir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder