31 Aralık 2013 Salı

Gemiler...

Dalgalar, gecenin son şarkısını söylerken iki çift göz birbirine değdi . Sevgilinin gözleriydi bunlar. Kulaklarına çalınan nağmeler ise aşkın türküsü. Mavi gözler usulca yanaştı , gecenin düştüğü karanlık gözlere. Bir bank vardı. Sessizce aynı adımlarla gidip oturdular. Sanki gözlerle anlaşmayı adet edinmişlerdi. Çoğu zaman sessizlikleri konuşurdu onları. Mavi gözler sitemli bir tavırla konuştu :
-          Benden sonra ne yaptın ?
Karanlık gözler gayet sakin cevapladı:
-          Yeni aşklara yelken açtım.
Geçmişi irdelemeyi seven bir baykuş misali hırçınlıkla yine sordu :
-          Peki şimdi neden buradasın ?
Gülümsedi , Biliyordu karanlık gözlerin sahibi gündüz onları hiç aydınlığa çıkarmayacaktı ama cevapladı :
-          Gemilerim bir senin limanını biliyor.

26 Ekim 2013 Cumartesi

Canana acı nereden geldi ?

Anladım ki her sır ardına kurulan hayale eşsiz acılar saklanıyormuş . Bilinmiyormuş sonu , hissedilmiyormuş . Ve biçiliyor esrarengiz .  İşleniyor solmuş güller nedense hep benim yakama . İsyan yok zaten kabullenilmiş evvelden . Ses yok ! Çıtım bile çıkmıyor bu dünyada . Paldır küldür geliyor hisler ve ses yok çıtın çıkmayacak bu dünyada . Kayboluyorsun belki bir hıçkırıkla . Cana yakışan hüzündü .  Canana acı nereden geldi ?

20 Ekim 2013 Pazar

Sen aşka kalasın !

Arza çağıran hisler varken bir dem huzurda takılır kalırsın . Salkım salkım iner yüreğine o eşsiz his . Umursamaz tavırların bi işe yaramaz ! Gözlerini kapatsan bile tüm yolların ona gider . Yollar hep uçurumların sevdalısı .  Gitsen geri  gelir misin ? Varsan sonuna  doyar mısın ? Sonlar hep dilden dile dolaşandır . Yüreklere vasiyet hep mutlu olmaktır . Yollar hep uçurumların sevdalısı .  Halbuki bir düşsen ! Belki de uçurumun dibinde bir cennet saklıdır ! Ah bir düşsen anlarsın belki de acılar mutluluğu koruyan kalkandır . Hangi çağdansın ? Bağdaş kursan zamanlarda . Hangi destandasın ? Mutluluk hep vasiyetti , sen aşka kalasın !

26 Temmuz 2013 Cuma

...

Gülümsemen beni bulsun diye ince kıvılcımlar için yanıyorum . Kül olmak o kadar güzel . Güneşten kopan bir kıvılcım , yıldızlar gibi sönmek . Yanmaya mı hasretim sönmeye mi bilmiyorum . Bir dilek tuttum sönmeden . Toprağa kavuşur mu bilmiyorum . Ya bilseydim ? Hangisine gülerdim ? Korkmak ancak bu kadar anlamlı . Uzun cümleler ancak bu kadar kısa . Beni susturan bir şey . Dinlemek o kadar güzel . Hangi kelamsa şaşırtıcı . Öyle güzel işte . Savurduğu tebessüm kadar yüreğime çarpan aşk kadar güzel . Susmak mı lazım ?

16 Temmuz 2013 Salı

Son Durak

İşte son duraktayız . İlmin bittiği yere geldik . Ne kadar çok kitap okursan oku , ne kadar çok yazarsan yaz ve ne kadar çoksa lisan dilinde tek bildiğin kadere ne yazıldığını asla okuyamayacağın olacaktır .

Belki bir haritadan bulmaya çalışırsın onu . Belki de kala kalırsın hissettiğin anda . Kadersiz değilsindir asla . Bulmak istersen rüzgar kaybettirmez sana yolu , sen savrulmazsın aslında . Çarparken yüreğin başka bedenlerin ruhuna , kader gözyaşlarını akıtır , umutlar teknelere dönüşür , aşklar adalara . . . 
Belki milim milim yaklaşırsın kadere belki de kuşlar kadar naif . . .